{:tr}TÜRKİYE’NİN MANİLA’DAKİ 2016 OLİMPİYAT ELEME MACERASI (SON PERDE – FRANSA’YA YARI FİNAL’DE YENİLGİ){:}{:en}TURKEY’S 2016 OLYMPIC QUALIFYING JOURNEY IN MANILA (THE CURTAIN FALLS WITH A SEMI-FINAL DEFEAT AGAINST FRANCE){:}

{:tr}Cumartesi günü oynanan ve Milli takım açısından kritik dönemeç olarak kabul edilen Manila’daki 2016 FIBA Olimpiyat Elemeleri Turnuvası (FOET) yarı final maçında maalesef 75 – 63’lük bir skor ile Fransa’ya yenilgi kaçınılmaz oldu ve Türkiye’nin 2016 Rio Olimpiyatlarında mücadele etme fırsatı yok oldu.

Turnuva genelinde geriye dönük olarak bir analitikçi perspektifi ile baktığım zaman dikkatimi özellikle çeken bir nokta özellikle uzun forvet açığımızı ya iki pivot veya çift kısa forvet ile kapatmaya çalışarak oyunda daha domine edici bir duruş sergileyerek oyunda kalmaya çalışıldı. Çok ince bir hesap ile Ersan İlyasova’nın gelebileceğini hesap ederek atılan adım, Samet Geyik’e süre verilmiş olunmasına rağmen verim alınamaması ve Cedi Osman’nın sakatlanması ile bir anda strateji değişikliği arayışları turnuvada 2 mağlubiyet (Kanada, Fransa) ve 1 galibiyet (Senegal) ile serüven sonlandı.

Kanımca gerek koç Ergin Ataman ve staffı olsun veya tercih edilen oyuncularla Manila’ya gidilmesi konusu son iki gündür çok derin bir şekilde herkes tarafından ele alındı ancak stratejik olarak olimpiyatlarda mücadele etme potansiyeline sahip daha vurucu ve baskılı oynayabilecek bir kadro ile daha savaşçı bir kimlik ile adım atılabileceği inancındaydım. Benim görüşüm bu turnuvaya maalesef doğru oyuncu profilleri ile yola çıkılmadığı yönündeydi.

Yarı final maçına dönük olarak baktığım zaman, iki takımın karşılaştırılması tablosunda görüleceğe üzere özellikle şut isabeti açısından Milli takım 3lük bulamadığı gibi savunma değerleri arasında top çalma ve bloklarda da sorun yaşadı. Bunlara karşılık olarak ribaundlar, ikinci şans topları ve boyalı alandan başarı ile sayı bulmayı bildiler.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.53

Yukarıda da değindiğim gibi yalnış bir kadro ile turnuvaya katılmanın yanısıra oyun içinde klasikleşmiş Avrupa basketbolunda kullanılan dominant uzunlarla oynanan basketbol veya çift kısa forvet ile delici basketbol oynanarak hedef maçı konumundaki Fransa’ya karşı üstünlük sağlamamız mümkün değildi. Her ne kadar maçın belli noktalarında iki uzun ile oynadığımız dönemde Semih Erden ve Ömer Aşık arasında dönen paslaşma ve hareketli “motion” kapsamı hücumlarla hem seyiri keyifli hem de akıcı pozisyonlar yakaladıysak da bunu sürekli olarak yapamamak bize asıl zararı verdiği inancındayım.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.38

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.24

Maç genelinde gözlemleyerek hesapladığım bir kaç gelişmiş analitik sonuç Fransa’nın Milli takıma oranla daha az mesafe kat ederek toplamda oynayan bütün oyuncuların ortalaması dikkate alındığında ortalama 1,90km yol kat ederken Milli takım oyuncularının ortalama 2,24km mesafe kat ederek maçı tamamladılar. Kat edilen mesafeye oranla takım verimliliğin değerlendirilmesine baktığımız zaman Milli takım 62 ve Fransa 90 değerine erişti.

Öte yandan maç genelinde bakıldığı zaman +/- değeri tek verimli oynayan Milli takım oyuncusu Sinan Güler olurken aldığı süreye oranla kaptanı takip eden ikinci verim değeri dikkat çeken oyuncu Samet Geyik 0 ile maçı tamamladı.

Fransa kanadında kemikleşmiş ve senelerdir uluslararası seviyede beraber oynayan Parker, Diaw, Batum, De Colo, Pietrus’a ek olarak geçtiğimiz sezonu vasat üstü oynayan Lauvergne, Tillie, (BSL’de çok iyi bir sezon geçiren) Moerman, (Efes’in bireysel oyun kurucusu) Heurtel katılınca çok yönlü oynayan bir kadro ile bu turnuvanın favori ekibi hem small ball yeri geldiğinde motion offense, pick & roll ve de klasikleşmiş pick & pop oynayarak galibiyete uzandılar.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.30.10

Milli takımın oynadığı diğer maçlara nazaran bu maçta sahaya yayılma ve denk noktalardan skor üretmeye çalışması yukarıdaki şut grafiğinden görülebilir.

Milli takım için maalesef olimpiyat yolu kısa sürdü Manila’daki turnuva hakkındaki yazdığım maçlar hakkındaki değerlendirmem ile ilgili olarak ek olarak şunu da belirtme ihtiyacını duyuyorum. Hands on Buckets (HOB), Offensive Rating, Defensive Rating Asist/Top kayıbı oranı, Eff. değeri (verimlilik) artık yakın geleceğin basketbolunda git gide önem teşkil ediyor.

Bunlara ek olarak ayrıca çok yönlü oyuncular bulundurmak bir kadro genelinde çok kritik olan noktalar. Ribaund alan guardlar, üçlük kovalayan uzunlar, top çalmaya yönelik oynayan dört numaralar, tuzak kurup hız kesebilen forvetler ile gelen basketbol sistem değişiklikleri her uluslararası turnuvada her seferinde daha çok ortaya çıkıyor.

Türkiye’de buna hazırlanıyor mu?

 {:}{:en}With the game played Saturday the Turkish National Team (TNT) faced a critical point during the 2016 FIBA Olympic Qualifying Tournament (FOQT) held in Manila, unfortunately the result of the game favored France as they won the game 75-63 and ended the hopes of the TNT very abruptly. 

When looking back on the whole of the tournament as an analytics expert a few things stood out to me. The fact that the TNT tried to cover up the fact that they were missing a critical power forward gap by playing dual centers that were mobile at times or by playing dual small forwards to open up the floor to create extra shots. The hope that Ersan Ilyasova would make it to the tournament that diminished and the fact that Samet Geyik was only used very little and not being effective enough and the added situation that Cedi Osman sustained an ankle injury he had to play through resulted in switching of strategy throughout the tournament. The result; 2 losses (against Canada, France) and 1 win (against Senegal).

In my view, coach Ergin Ataman and the TNT staff did their best while in Manila however as much as critics covering the events have been reflecting back on the tournament pointing out that a wrongful strategy had been deployed by the National Team’s management sending over personnel that could not reach a potential that created urgency, pressure on their opponents or compete with a fighting mentality to over come adversity have all been laid out on the table. My point is simple, the TNT just did not come with the right player profiles.

When looking at the semi-final game specifically, in a comparison of both teams we can see that shot accuracy overall, 3 point shooting as well as steals and blocks were some of the main problem areas for Turkey. On the other hand rebounds, second chance points and scoring from the paint were positive notes that came across.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.53

As mentioned above, aside from competing with a wrong player profile that could not put up enough of a fight to win critical games. Using dual big men or dual small forwards to try and penetrate or dominate teams that were just to versatile and athletic in comparison ended up in a loss against France which was the ultimate test for Turkey. While at points motion based plays and passes between Semih Erden and Ömer Aşık did create some flowing movement on the TNT end, the fact that versatility on the French side was too much to handle.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.38

Screen Shot 2016-07-11 at 09.29.24

A few analytical points I calculated during the game came out as follows: while the French ended up covering a distance of about 1,90km on average per player the TNT ended up covering an average of 2,24km per player during the game. When relating this to the team averages of efficiency while the TNT scored a 62 the French side scored a 90. From this we can deduce that while the French effectively travelled less distance to achieve a higher efficiency rating the TNT ended up having to cross much more distance on the court and ended up with a lower efficiency rating proving that a more versatile team can be much more effective.

When looking at the +/- figure on the TNT end Sinan Güler was the only player that ranked with a positive figure followed by Samet Geyik whom had limited time and ranked a 0 during the semi-final game.

The core roster for France that have been competing internationally for many years including Parker, Diaw, Batum, De Colo, Pietrus and in addition to Lauvergne, Tillie, Moerman (whom had an amazing season in the BSL – Turkish league), Heurtel (the selfish play maker of Anadolu Efes last season) were able to play small ball, motion offense, pick & roll as well as their pick & pop plays which allowed them to clinch the victory.

Screen Shot 2016-07-11 at 09.30.10

Based on the above shot chart, unlike the other games during the tournament the TNT managed to spread the floor with their shooting however had a hard time in terms of scoring accuracy, which I see as poor decision making on the court to shoot/penetrate and pass.

While the journey ended very abruptly for the TNT in Manlile overall the fact that Hands on Buckets (HOB), Offensive Ratings, Defensive Ratings, Assist/TOV ratios, Eff. ratings all have a solidified place in basketball in the near future. Teams and management need to consider the mathematical value of players along side the mental side as well to create rosters that can overcome adversity much more.

As a final note, while versatility is a crucial point basketball is no longer just a 5 position played game; rebounding guards, 3 point seeking bigs, power forwards that hustle and seek out steals and 50/50 balls, trapping small forwards are all assets of changing basketball and developing new systems on a national and regional level.

The question is: “Is Turkey ready for this?”

 {:}

Advertisements

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.